Wednesday, 20 May 2009

Kosmak




ne cok yazacak sey var .. ama nerden baslamali.. eskiden baslayip da bugune mi gelmeli , bugunden baslayip geriye mi gitmeli?

ne yapmali ne etmeli? kime sormali , kime sarilmali? kime sovup, kime saymali? bacaklardan can kesilinceye kadar kosup, cigliklar mi atmali? pismanliklari bagira cagira mi anlatmali, goge mi donmeli yuzu yapayalniz bi sokak ortasinda bi gece yarisi? nefessiz mi kalmali?


sonra bi sarki cinlamali kulakta su satirlarla baslayan;

esyalar toplanmis seninle birlikte
anilar sacilmis odaya heryere
sevdigim o koku yok artik bu evde
sen....


sona yine baslamali deli gibi kosmaya... ta ki hic birsey hissetmeyene kadar . . . evet evet kosmali !

Thursday, 5 February 2009

KAR


kar olmus diz boyu buralarda.. ototbusler, trenler, ucaklar iptal olmus.. okullar bos, hastanelerde ameliyetlar durdurulmus.. onemli toplantilar onemini yitirmis, kimse ise gidememis..


kar ne guzel seydir. Bembeyaz heryer, tertemiz saf hersey... Cocuklar kardanadam yapiyorlar disarda. havuctan burnu var ama gozleri yok,malum kimse soba yakmiyor burda.. Cocukken yedigimiz soba ustunde pisirilen kestaneler yok ... karli pekmez yapilip yenmiyor.. Bir suru insan var onun yerine, kar yagdi diye kufur eden.. Son seksen yilin en cok kari yagmis son 3 gundur Ingiltere'ye. Insanlar alisik olmadigindan hersey alt ust, hayat felc bir anlamda.. Oysa ki Izmir'de kar yagsaydi herkes bayram ederdi... Buyuk kucuk herkes disari cikip kartopu oynardi.. Ben burda oynayacak kimseyi bulamamanin sikintisini cekiyorum. Disari cikip yalnizliktan bogulmaktansa evde camin onunde bembeyazligi izliyorum onun yerine..


Tuesday, 30 September 2008

ESKICI

ESKIDEN YETERDIM KENDIME
ARTARDIM BILE
SIMDI NE YAPSAM NAFILE!
VE
KIM DEMIS "CAN ESKIMEZ" DIYE
BU CAN TEDIRGIN TENDE
CAN DA ESKIMIS
BEN DE..

BEDRI RAHMI EYUPOGLU

Wednesday, 30 July 2008

keşke


gitmek istemese de gider bazen insan
kımak istemese de elinde olmadan kırar

ama aslında giden icin daha zordur gitmek
sanılanın aksine,
en azından kalanın bir avuntusu vardır
söver ardından gidenin , nefret eder belki de

peki ya giden ne yapar, arada kalmıslığın arasında
kendine mi söver , keşkelerle dolu hayatına mı?

Thursday, 17 April 2008

Bahçe


yine bir aksamustuydu ve yine canı sıkılmıstı. nedenini bilmiyordu bu can sıkıntılarının. hep aksamustleri gunesin batısından hemen sonra ıcıne saplanır taa karanlık heryeri sarana kadar da cıkmazdı icinden.

bugun, manzarası cok guzeldı. bahcesinde oturmus birasını yudumluyordu.aslında hersey o kadar da iyiydi ki.. ertesi gun ne gitmesi gereken stresli bir isi ne de bakması gereken cocukları vardı. para sıkıntısı da var denemezdi. evet zengin de degıldı ama kendıne yetecek kadar parası da vardı. bunların hepsini aklından gecirdi.neden olabilecek butun seyleri tek tek eliyordu kafasında.bu aksamustu sıkıntılarının nedenini bulmaya calısıyordu.neydi istedigi?neydi bulamadıgı?dısardan cok mukemmel gorunen hayatında eksık olan sey hangisiydi? ask? sevgi?mutluluk?saglık? saygı? umut? gelecek?hangisiydi???

neden sona urperdigini hissetti.halbuki nerdeyse mayıstı. iceri girdi. hala birası elinde radyoda eski klasikler calıyordu. sona o cok sevdigi sarkıcı soylemeye basladı radyoda, en sevdigi bi o kadar da nefret ettigi sarkısıyla.. kadınım... bu sarkıdaı onu ne cok dusundugunu hatırladı.. o kadar severdi ki bu sarkıyı keske dedi , benim icin de soylenseydi bir kez..


hala dusunuyordu. uzuldugu ne vardı? neydi bu icini kemiren sey? bi turlu bulamıyordu. birası bitti. kalkıp bir tane daha actı ve ilk o serin yudumunu aldı. icini bir serinlikle birlikte mutluluk kapladı. yine aklına ne cok sey gelmisti. gulumsedi.. yeniden mutlu olabildigini gordu.. unutmaktan korkmustu o duyguyu.. yine sevinebileceginin farkına vardı.. sadece zaman vardı birazcık daha zaman...


birasını bitirdi, radyosunu kapatıp yatagına gitti.. erken olmasına ragmen gunun mutlu olabildigi nadir anlarından birinde gunu bitirmek istedi..derin bir uykuya daldı, sabah kalktıgında belki mutlulugu hala onunla olur umidiyle..

Wednesday, 13 February 2008

Asıl deprem nerede?

Gani Müjde' nin ülkeyi satan bir partiyi destekleyen, başını sadece siyaset için örten, çıkarcı, cahil sıkmabaşa çok güzel cevabı!



7,4 Yetmedi mi


Bir hafta önce türban protestoların sırasında "7.4 yetmedi mi?" pankartını açan sevgili
kardeşime seslenmek istiyorum bugün... 20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan "o güzel insana" bir çift sorum var. Ey mantosu uzun,aklı kısa kardeşim benim. 7.0 yetmedi mi? Senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika'nın,hani o gavur ve Hıristiyan Amerika Birleşik Devletleri'nin,hani o Siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktınız ABD'nin Los Angeles şehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım... Neredeyse bizimkine yakın bir deprem. Bizde ayni şiddetteki bir deprem 20 bin kişi ölup 20 bin kişi sakat kalırken,gavur,Hıristiyan ve Siyonist dostu Amerika'da sadece 2 kişi yaralandı güzel ablam. Şimdi türbanlı başını ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? Sakarya gibi muhafazakar bir bölgede Allah binlerce Muslumanı öldürerek cezalandırıyorsa eğer, Hıristiyanlara ve Siyonist dostlarına niye kıyak geçiyor? Seks shoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya "seks","uyuşturucu" ve "günah" ihraç eden bu ülkenin Allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem? Oysa adım gibi eminim Sakarya'da,Gölcük'te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı Üç aylarda oruç tutacak, Ramazan'da devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte senin ağzına adı bile yakışmayan Allah'ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı.E nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem? Eğer her coğrafya olayını,her doğal afeti bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel hala kızım... Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal belediyecilik anlayısını,deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri,depreme dayanıklı konut üretme çabalarını,hırsızları,uğursuzları bir kenara bırakıp her şey ilahi kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce "dinsizi" alır gider güzel amca kızım... Beynin var mı bilmiyorum,betonların altında inleyerek can veren 20 bin insanı,kadını,çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor cünkü ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan düşün. Allah'ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da git Hıristiyan ol...Çünkü senin bu mantığına göre Allah onları daha çok seviyor. "Gavurlar" hem senden daha zengin,hem de evleri tepelerine yıkılmıyor. Gani MUJDE

Sunday, 21 October 2007

Yaslaniyoruz

Yazarinin kim oldugunu bilmiyorum ama bu yaziyi canim arkadasim Yasemin yollami gecenlerde. Cok hosuma gitti ve gulumsetti beni. Umarim sizin de yuzunuzde bir tebessum birakir.



  • Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız
  • LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa...
  • SHOW TV'nin müziğini hala hatırlıyorsanız dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum...
  • Tabi ki bir de :İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV
  • Önce hüplet sonra gümlet' hayat felsefeniz olmuşsa
  • Bizimkiler dizisi ertesi gun okul oldugunu bi sureligine unutturduysa
  • Parliament pazar gecesi sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)
  • Polis Akademisindeki her sesi çıkaran adama hayranlık duyuyorsanız
  • Elm sokağında kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan korkuyorsanız
  • Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız
  • Okulda coca-cola kutusunu ezip mac yaptiysaniz (kızlar yan yatırıp üstüne tam ortasına ayagı yerlestirip ustune basıp yururlerdi, topuklu ayakkabı gibi olurdu)
  • Apartmanin altindaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa
  • Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa
  • Dört tekerlekli ayakkabının üstüne takılan patenlerden sonra roller bladeler size büyüleyici geldiyse
  • Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastikkaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa
  • Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız
  • Işıklı spor aykkabılar hava atmanın önemli bir unsuruysa
  • Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)
  • Clementine sizde derin izler bırakmışsa
  • Kasete kayit yapilabilmesi icin alt tarafinda bulunan karelerin bantla kapatilmasi gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız
  • Commodore 64'de tornavidayla kasetin kafa ayarını yaptıysanız
  • Anne saat kaç, simiiit, birdir bir, çay kahve gazoz, akşam ebesi, dansa davet, çatlakpatlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa
  • bandıra bandıra ye beni' şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa
  • Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız
  • Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız
  • Haftasonları çizgi film izlemek için errken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız
  • Şirinler geyiğini arkadaşlarınızla mutlaka çevirdiyseniz (Şirine aslında Gargamel tarafından yapıldı...)
  • Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizifilmleri art arda izliyorduysanız
  • Bir Başka Gece çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa
  • Pazar geceleri yıkanma günüyse
  • Seden Gürel'in neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız
  • Müzik yelpazesi hayatınıza büyülü yabancı müzisyenler kattıysa
  • Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,
  • Tetris'i süper hızla oynayabiliyorsanız,
  • MIRC ergenliğinizin önemli bir parçası olmuşsa(a/s/l ne demek biliyorrsanız)
  • ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız.
  • Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız,
  • Çizgifilm şarkılarının ingilizce veya japonca olsa da ezberlemişseniz
  • Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız.
  • Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon, Topitop, Yumiyum...vbçok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa
  • Sulugöz'ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa
  • Küçük bir kızken Sindy ile Barbie'yi karşılaştırıyorduysanız
  • Tsubasa'yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatırlıyorsanız
  • 'Hey Corç versene borç' deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız
  • Macarena dansını yapabiliyorsanız
  • TV den çekilmiş çizgifilmli sayısız kere izlediğiniz VHS leriniz varsa
  • Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız
  • İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz
  • Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız.
  • Capri Sun ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız.
  • Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız
  • Mc Donalds a gitmek için ailenize yalvardıysanız
  • Olacak O kadar, Yasemin'in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.
  • Lambada'nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa
  • 'Nereye çufçufluyoruz'un kimin dediğini biliyorsanız.
  • Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark ettiyseniz
  • Fame City cennetle eşdeğerse
  • En sevdiğiniz sayı altıysa
  • Prince of Persia'da alttaki dikenlere düşünce çıkan dınnzk sesini ve kanları hatırlıyorsanız
  • Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse
  • Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu arabalarsa.
  • Uhuyla oynamanın zevkini biliyorsanız
  • Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları, gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız Peçete, kağıt, poşet vb... koleksiyonu yapmışsanız

EVET YAŞLANIYORUZ:((